Türkiye’deki Fırtına Korkusu

Türkiye’deki Fırtına Korkusu

511
0
PAYLAŞ
Tayyip Erdoğan

Her ne kadar Türkçede türbülans kelimesi olmasa da, muhtemelen bu günlerde Türkiye’deki siyasilerin durumunu anlatan en iyi kelime. Daha başka kelimeler de var: Gerginlik, erkeklik ve kutuplaşma. Bütün bu kelimeler Türkiye’nin başına bela oldu.

Tayyip Erdoğan

Türkiye… Bütün tartışmaların ve tezatların yatağı olan bir akarsu. Modu her hafta değişiyor, hatta bazen her gün… Son zamanlara kadar Türkiye, İslamcılığın ve  Batı demokrasisinin başarılı bir sentezi, Ortadoğu’nun güç kesicisi olarak görülüyordu. Bu manzara artık hızla soluyor ve bu akarsu hiç olmadığı kadar hızlı akıyor.

Yerel, başkanlık ve genel seçimlerin gelmesiyle, bu yıl gürültülü polemiklerin ve sessiz endişelerin yılı oldu. Vatandaşlar her gün başka ne olmuş diye defalarca web sitelerine bakıyor. Hükümete yasalar üzerinde kontrol gücü veren oylama sırasında meclis üyeleri yumruklaştı: kanayan burun, ezilmiş demokrasimizin vasiyetiydi.

Çoğalan komplo teorilerinden başka hiçbir şey bu fırtınayı daha iyi anlatamaz.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçen yaz meydana gelen, 6 kişinin ölümü ve 8000 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Gezi olaylarında sürekli protestoların arkasında olduğunu düşündüğü dış mihrakları suçladı. Birçok hükümet yetkilisi üstü kapalı biçimde olayların arkasında Yahudi diasporası, CIA, BBC, CNN ve kendi çıkarları için Türkiye’ye zarar vermek isteyen yerli ve yabancı bankaların oluşturduğu grup olarak gündeme gelen faiz lobisi gibi karanlık kuvvetlerin olduğunu söyledi. Türk bir BBC muhabiri ise yabancı ajan olmaktan açıkça suçlandı.  Taksimdeki protestoculara terörist denildi. Söylenilene göre Alman havayolu Lufthansa, İstanbul için yapılacak önemli bir havaalanından vazgeçmeye çalışıyordu.

Sosyal medyada “derin devlet içinde derin devlet” hakkında uçsuz bucaksız tartışmalar var. Ve Türkiye yavaş yavaş bir paranoya ülkesi oluyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK